Sarıgöl’de üzüm fiyatlarının maliyetlerin altında kaldığını belirterek, traktör konvoyuyla eylem yapan çiftçilere destek veren İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, “Köylüyü yeniden milletin efendisi yapacak bir iktidar lazım” dedi.
(MANİSA) – Sarıgöl’de üzüm fiyatlarının maliyetlerin altında kaldığını belirterek, traktör konvoyuyla eylem yapan çiftçilere destek veren İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, “Köylüyü yeniden milletin efendisi yapacak bir iktidar lazım” dedi.
Türkiye’nin en önemli üzüm üretim merkezlerinden Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde artan üretim maliyetleri ve TMO ile TARİŞ’in açıkladığı alım fiyatları çiftçiyi isyan ettirdi.
Üreticiler, geçen yıl 120 lirayı bulan üzüm alım fiyatlarının bu yıl yüzde 30’luk düşüşle 70 liraya kadar gerilemesi üzerine, traktör konvoyu oluşturarak Hükümet Konağı önünde toplandı.
Borçlarını ödeyemediklerini ve ürünlerinin ellerinde kaldığını belirten çiftçilerin eylemine katılan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, iktidarın tarım politikalarını eleştirdi.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, “Mersin’den geliyorum. Oradaki zeytinci diyor ki: ‘Zeytinimizi on liraya satamıyoruz.’ Yani zannetmeyin ki sadece Sarıgöl’de üzüm para etmiyor. Memlekette bu sene Rabbim güzel yağış verdi. Her yerden bereket fışkırıyor. Her yerden ürünlerimiz gayet güzel ama para etmiyor. Yani Allah veriyor, başka birileri elimizden almaya çalışıyor” dedi.
Traktörün üstüne çıkarak konuşmasına devam eden Ulusoy, şu ifadeleri kullandı:
“Biz buraya geldik. Sizin derdinizi size anlatmaya gelmedik. Siz zaten biliyorsunuz. Biz sizin derdinizi Ankara’ya, İstanbul’a, İzmir’e, Adana’ya, Mersin’e, memleketin her yerine duyuracağız. Bunların yanı sıra kime duyuracağız? O baştakilere duyuracağız. İktidara duyuracağız. Çalanlara, çırpanlara duyuracağız. Acaba baştakiler de bizi görecek mi? Zeki Müren de görecek, Tayyip Erdoğan da görecek. Saksıyla fidan diken Tarım Bakanı da görecek bu durumu. Türkiye’yi üretmeye devam ettirecek bir akıl lazım. Bunların aklı nasıl çalışıyor? ‘Paramız var, alırız.’ diyorlar. Rusya’da buğday 240 dolar dedim ya. Ya o Rusya’daki buğdaya sen dolar vereceksin, kendi çiftçinden neyle alıyorsun? Türk parasıyla. Yani Merkez Bankası’nın bastığı parayla alıyorsun. Ona dolar vermekle kendi çiftçine Türk parası vermek aynı şey mi? Burada yapmamız gereken ne? Millî bir kafayla düşüneceğiz. O bizim millî paramız. Onu fazla versem de zarar değil. Yani Rusya’dan 10-12 liraya buğday alacağıma kendi çiftçimden 20 liraya almak daha ucuz. İşte aynı şey, aynı kafa. Buraya gelince öğrendik. Hemen şurada, Suma. Niye buradan üzüm almıyor? Niye birkaç kişiden üzüm alıyor? Bunu buradan soruyorum. Hepsine soruyorum: Niye birkaç kişiden üzüm alıyor? Sebebi şu: Orada da bir çete var. Yani memlekette hani bir Beşli Çete’den bahsediyoruz ya, her ilin bir Beşli Çetesi olmuş, her ilçenin bir Beşli Çetesi olmuş, her tarım ürününün de Beşli Çetesi var. Üç beş kişi para kazanacak, burada binlerce çiftçi alamayacak. Yani sadece tarla sahibi değil, tarım işçisinden bu ürünü işleyen insanlara kadar herkes zarar ediyor. Kıymetli esnaflar, siz de zarar edeceksiniz. Bu çiftçi para kazanamazsa kim alışveriş yapacak, söyler misiniz?”
“DEVLET ÇİFTÇİYE TAM BEŞ KAT BORÇLU”
Türkiye’de 2006 yılında çıkarılan tarımsal destek ödemelerinin GSYH’nin yüzde 1’inden daha az olamayacağına dair kanunu hatırlatan Ulusoy, Tarım Kanunu’na göre gayrisafi millî hasılanın yüzde 1’inin çiftçiye verilmek zorunda olduğunu belirtti.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, “Kanuni bu. Bunlar kaçta veriyorlar? Beşte birini. Hemen söyleyivereyim. Yani yaklaşık 780 milyar lira vermesi gerekiyor devletin. Bu sene kaç lira ilan ettiler? 167 milyar TL. Yani beşte biri. Yani bu devlet çiftçiye tam beş kat borçlu. Yeni de değil. 2006 yılından bu yana, 20 yıldır borçlu. Şu anda ihtiyaç olan, milli kafayla düşünen, Atatürk gibi düşünen, bu topraklarda kendi imkânlarımızla tarım yapabileceğimiz, kendimize yetebilecek bir ülke olabileceğimiz bir millî iktidar lazım. Tekrar köylüyü milletin efendisi yapacak bir iktidar lazım. Siz eğer üretmezseniz memleket aç kalır. Ne üretimden çekileceksiniz ne de hakkınızın yenmesine müsaade edeceksiniz. Bu arada az kaldı, en yakın zamanda seçimlerde bunun da hesabını göreceğiz” diye konuştu.
“SATAMIYORUZ, TÜCCAR ALMIYOR”
Çiftçi Hacer Yağın, “Bizim şarabımız bedava, ekmeğimiz bedava, kuru üzümümüz bedava. Geçen sene 120 liraydı, bu yıl 60 lira, 50 lira, 20 lira. Ne yiyeceğiz biz? Biz hakkımızı istiyoruz. Emeğimizin karşılığını istiyoruz. Başka bir şey değil. Bittik biz, bittik. İlaç para, mazot para, ciğer yiyen para. Ne yapacağız? Biz çocuklarımızı nasıl okutacağız? Eve ekmeği nasıl götüreceğiz? Nasıl çıkacağız bu işin içinden? Nasıl kalkınacağız” dedi.
Üzüme güvenerek kredi çektiklerini söyleyen çiftçi Hayriye Altınkum, şunları söyledi:
“Bu krediyi nereden ödeyeceğiz, ilacı nereden alacağız, mazotu nereden alacağız? Hırsızlık mı edeceğiz? Ne yapacağız? Şaşırdık. Ucuz üzümlerimiz gitti. Yazık değil mi bu işlere? Nerede bizim başımızdaki adamlar? Nerede? Neden böyle yapıyorlar? Bizim hakkımızı neden yiyorlar? Bizim cebimizde ekmek parası yok. Ben ameleye üzümü kestirtemedim. Şaşırdık, yok. Geçen sene 120’ye, 110’a sattık kuru üzümümüzü. Bu sene 60-70 milyon lira. Yazık değil mi? İlaçın parası değil bu ya. Anlatacak bir şey yok. Bittik. Hepimiz bittik. Çiftçiyiz, evimize ekmek götüremiyoruz. Hepimizin borcu var.”
Çiftçi Yunus Özbürt, “Biz çiftçiyiz, hepimiz üzümlerimizin para yapmasını istiyoruz. Yani bizi görsünler, duysunlar. Duymaları lazım. Burada bir ilçe var, bir il var. Sarıgöl var, Alaşehir var, üzümün göz bebeği. Bizim Sarıgöl’ümüzü kimse görmüyor. Seçim zamanı geldi, herkes buraya geliyor oy almaya. Herkes oy almaya geliyor ama yok, kimse yok şu anda. Bize baksınlar. Bizim üzümlerimiz para yapmadı. Çok zor durumdayız hepimiz” dedi.
Çiftçi çocuğu olduğunu söyleyen Hüseyin Demir ise şu ifadeleri kullandı:
“1980 yılından beri biz bağcıyız. Bu yıl yaşadığımız sıkıntıyı hiç yaşamadık. Aslında üzüm, diğer ürünlere baktığımız zaman ayrı tutulması gereken bir şey. Çünkü üzümün pekmezi, suyu, sirkesi, kurusu, yaşı çok anlamlı değerlendirilebiliyor. Hep mallar dalımızda, dalında duruyor yani. Satamıyoruz, tüccar almıyor. Alsalar da 10 liraya alıyorlar. Bizim masraflarımız baş olmaz abi, gerçekten. Hani gelsinler bir baksınlar diyoruz. Mazot geçen sene 50 liraydı, 40 liraydı abi. Bugün 100 liraya dayandı. Dönem dönem dayanıyor yani.”
Çiftçiler, traktörleriyle uzun konvoylar oluşturarak Sarıgöl caddelerinde ilçe genelinde yaşanan fiyat düşüşünü ve yüksek maliyetleri protesto etti.
Ümraniye Gündem, “Anadolu Yakası’nın Yükselen Gündemi” anlayışıyla ilçedeki hızlı gelişimi ve değişimi yakından takip eden; en güncel haberleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan güçlü bir haber platformudur.
Yorum Yap