SON DAKİKA
--:--:--

CHP Grup Toplantısı… Kemal Kılıçdaroğlu: “Namuslu belediye başkanı seçmenine ihanet etmez”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti’ye transfer olan belediye başkanlarına tepki göstererek, “Bu belediye başkanlarında bir ar damarı sorunu var, ahlak sorunu var. Halkın oyunu alacaksın, CHP’nin oyunu alacaksın, hırsızlık yapacaksın, koşa koşa öbür tarafa gideceksin. Namuslu bir belediye başkanı, ahlaklı bir belediye başkanı seçmenine ihanet etmez. Hırsız belediye başkanlarının, yolsuzluk yapan belediye başkanlarının sığınacağı tek liman AK Parti Genel Merkezi’dir” ifadesini kullandı.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
CHP Grup Toplantısı… Kemal Kılıçdaroğlu: “Namuslu belediye başkanı seçmenine ihanet etmez”

(TBMM) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti’ye transfer olan belediye başkanlarına tepki göstererek, “Bu belediye başkanlarında bir ar damarı sorunu var, ahlak sorunu var. Halkın oyunu alacaksın, CHP’nin oyunu alacaksın, hırsızlık yapacaksın, koşa koşa öbür tarafa gideceksin. Namuslu bir belediye başkanı, ahlaklı bir belediye başkanı seçmenine ihanet etmez. Hırsız belediye başkanlarının, yolsuzluk yapan belediye başkanlarının sığınacağı tek liman AK Parti Genel Merkezi’dir” ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

“Amasya Şeker Fabrikası 70 bin ortaklı, 70 bin üreticinin fabrikası. Amasya, Samsun, Tokat ve Çorum’a hizmet veriyor. 1954 yılında rahmetli Menderes burayı açmış. O tarihten bu yana çalışıyor; üretiyor ve kazanıyor. Ama bunların ekonomi politikaları yüzünden sıkıntıya girdi. Fabrika kapanmak üzere. Yıllık 80 bin ton şeker kotası var. 18 milyon litre etanol üretme kapasitesi var. Yaklaşık 180 bin ton yaş küspe ve 35 bin ton melas üretimi var. Hayvancılığın da en önemli desteği. Ama burası bir kooperatif olduğu için, halkın örgütlendiği bir fabrika olduğu için şimdi kapanmakla karşı karşıya. Şimdi Grup Başkanımız Faik Bey size sesleniyorum: Bir grup arkadaşımızı derhal görevlendirin. Amasya’ya gitsinler, fabrikayı gezsinler, oradaki olayları yerinde incelesinler. Uzun yıllar bölgeye hizmet veren bir fabrika kapanamaz. O fabrikanın kapanması, az önce saydığım dört ile negatif yansır. Çözerlerse teşekkür edelim. Çözmezlerse ne gerekiyorsa hepsini yapalım.

“EĞER HAKİM SİYASALLAŞMIŞSA ONDA VİCDANİ KANAAT YOKTUR”

Hepimizin adalete ihtiyacı var. Adalet bir kutup yıldızı gibidir; yerinde sabit durur, bütün kâinat onun etrafında döner. Adaleti savunmak zorundayız. Adaleti tecelli ettirecek yargıçlardır, hâkimlerdir. Hâkimin bağımsız olması lazım. Eğer hâkim siyasallaşmışsa onda vicdani kanaat yoktur artık. 2 No’lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir bir televizyon kanalında şu açıklamayı yapıyor: ‘Biz baro olarak meslektaşlarımıza, isteği ne yöndeyse yardımcı olmaya gayret gösteriyoruz. 2 senelik çalışma dönemimizde 70 baro üyesi avukat arkadaşımızı hâkim, savcı yaptık. Sağ olsunlar, bize bakanlık ayrıcalık tanıdı.’ Bir hâkim birisinin torpiliyle giriyorsa ve hâkim oluyorsa o hâkim vicdani kanaatini mi dinleyecek, yoksa kendisine torpil yapan adamın talebini mi yerine getirecek?

“SABAHIN KÖRÜNDE BELEDİYE BAŞKANLARININ EVLERİ BASILMAZ”

Bütün yargıçlara sesleniyorum Sabahın köründe belediye başkanlarının evleri basılmaz. Telefon ederseniz gelir. Buna siz cesaret veriyorsunuz. Yargıçlar, savcılar buna cesaret veriyorlar. Kimse ‘Neden soruşturuyorsun?’ diye soru sormaz. Yeter ki adaletli ol, vicdan sahibi ol, doğru karar ver. Birilerinin talebiyle oraya geldin. Hukuka, hakka hizmet etmezsin; seni oraya getiren adama hizmet edersin. Bunun adı hukuk, adalet değildir. Herkesin bunu çok iyi bilmesi lazım. Biz adalet konusundaki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

“BELEDİYE BAŞKANLARINDA AR DAMARI SORUNU VAR”

AK Parti’ye transfer olan belediye başkanları olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Belediye başkanlarının nasıl atandığını bilmiyorum. Ama yapay zekaya da hakaret etmek istemiyorum. Yapay zekaya iftira etme hakkımız yok. CHP’den seçiliyor, CHP’lilerin oyunu alıyor, nasıl oluyor da öbür tarafa transfer oluyor. İki şey oluyor. Bir, ya malı götürmüş, sığınacak yer alıyor. İki, daha henüz malı götürmemiş ama götürmek istiyor, çalmak istiyor. Bu belediye başkanlarında bir ar damarı sorunu var, ahlak sorunu var. Halkın oyunu alacaksın, CHP’nin oyunu alacaksın, hırsızlık yapacaksın, koşa koşa öbür tarafa gideceksin. Namuslu bir belediye başkanı, ahlaklı bir belediye başkanı seçmenine ihanet etmez. Oy veren CHP seçmeni, asla senin arkandan gitmeyecek. Hırsız belediye başkanlarının, yolsuzluk yapan belediye başkanlarının sığınacağı tek liman AK Parti Genel Merkezi’dir. Bu gidenlerin rozet törenlerine baktığınızda esir alınmış, çaresiz bir yüz görüyorsunuz orada” ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, CHP’li belediye başkanlarının uyması gereken yedi ilke olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“1- Yönettiğiniz belediyede hemşerilerinizi inançları, kimlikleri ya da yaşam tarzları nedeniyle ötekileştirmeyeceksiniz. Tüm vatandaşları kucaklayacaksınız.

2- Hizmeti belli kişi, zümre, akraba ya da yandaşlar için değil, halk için üreteceksiniz. Sizi bulunduğunuz makama taşıyanın belde halkı olduğunu asla unutmayacaksınız.

3- Fakir mahallelere pozitif ayrımcılık yapın. Yatırımlarınızda bu mahallelere öncelik veriniz. Hizmet programınızda özellikle engelli, dezavantajlı gruplar ve kadınlar lehine irade ortaya koyunuz.

4- Yoksullara yardım yaparken insan onurunu koruyunuz. Kişinin ya da ailenin yoksulluğunu teşhir etmeyiniz. Halkçılığın temel ilkelerinden olan ‘Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek’ anlayışına uygun davranınız.

5- Harcamalarınızı ve yatırımlarınızı mali disiplin içinde planlayınız. Harcadığınız her kuruşun hesabını millete veriniz. Bütçe kullanımlarınızla ilgili belli aralıklarla belde sakinlerini ve kamuoyunu bilgilendiriniz. Bu aynı zamanda israfla mücadele demektir.

6- Yönetici atamalarında liyakat esasına mutlaka uyunuz. Partizanca uygulamalardan kaçınınız. Kamu yararına uygun olması şartıyla sizden önce başlatılmış projeleri sürdürünüz.

7- Belediyeleri adaletle yönetiniz. Hakkı, hukuku ve adaleti her ortamda savununuz ve gereğini yapınız. Belediye çalışanlarının özlük haklarını eksiksiz koruyunuz. Kimsenin işiyle ve aşıyla uğraşmayınız. Böylece size oy vermeyenlerin dahi size saygı duymasını sağlayınız.”

Kılıçdaroğlu, “Buradan CHP’li belediye başkanı arkadaşlarıma söylüyorum: Bu yedi ilkeye uyuyorsanız, başımızın üstünde yeriniz var. Yedi ilkeye uymuyorsanız, bu çatının altında yeriniz yok. Gideceğiniz yer belli, o da AK Parti Genel Merkezi” diye konuştu.

“DEVLET BÜROKRASİSİ VE SİYASETÇİLERİN EL ELE VERİP DEVLETİ SOYDUKLARI BİR ORTAMA İLK KEZ TANIK OLUYORUZ”

Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Devletin kurumlarında siyasetçi ile bürokratın nasıl bir soygun yaptığını, yani fon soygununu günlerdir tartışıyoruz. Devlet bürokrasisiyle siyasetçilerin el ele verip devleti, vatandaşı soydukları bir ortama ilk kez tanık oluyoruz. Onun için buna ‘devlet krizi’ dedik. Devletin bürokratıyla hırsız siyasetçi yan yana gelince ikisi beraber çalıyorlar. Fon vurgunu diyoruz, Mecliste araştıralım diyoruz, araştırma önergesi veriyoruz. Ya TBMM bu konuyu araştırmayacak da neyi araştıracak? 600 milletvekili buna bakmayacak da neye bakacak? Bu hırsızlık olayına, bu vurgun olayına TBMM bakmayacak da kim bakacak. Reddediyorsan ortağısın. Kimse ‘Haberimiz yoktu’ demesin. Devlet krizi derken onu kastediyorum. Devlette bu işi yapan herkesin haberi vardı.

“MİLLETİN BEŞ KURUŞUNA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

Maliye Bakanı’nın haberi vardı. Sermaye Piyasası Kurulu’nun haberi vardı. Yabancıların, uluslararası endeks sağlayıcıların haberi vardı. Borsa İstanbul’un haberi vardı. Vurguncuların haberi var mıydı? Elbette onların zaten derinden haberleri var. Onun için bunun bir suç örgütü olarak kabul edilebilmesi ve savcılığın olaya böyle bakması lazım. Eğer kabul etmezseniz hırsızlara avantaj sağlıyorsunuz demektir, onları koruyorsunuz demektir. Bunun da Cumhuriyet Halk Partisi olarak takipçisi olacağız. Suçlu bürokratları derhal görevden alın. Gerçeklerin ortaya çıkması için ‘Şu listeleri bir açıklayın’ diyoruz ya, niye gizliyorsunuz listeleri? Açıklamazsanız siz de bu işin içindesiniz. Fatma Betül Sayan Kaya şüpheli sıfatıyla mı ifade verdi, yoksa ‘ifade sahibi’ olarak mı bu işi yaptı? Onu da bilmiyoruz. Bu yolsuzluğun, bu vurgunun faturasını, bu milyarlarca lirayı ‘Milletin sırtından alayım da mağdura ödeyeyim’ derseniz dünyayı sizin başınıza yıkarız. Milletin beş kuruşuna sahip çıkacağız. Vurguncunun parasını kendiniz ödeyeceksiniz.”

“ÇÖZÜMÜN ADRESİNİN PARLAMENTO OLDUĞUNU KABUL ETTİLER”

Biz artık barışın olmasını istiyoruz, birlikte ve huzur içinde yaşamak istiyoruz. Bir barış sürecini, bir çözüm sürecini yaşadık. Başlangıcı gayet güzel gitti. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz barışı her yerde, her ortamda savunduk. Bu toprakların sahibi kimse, bu topraklara alın teri döken kimse; kimliği, inancı, yaşam tarzı ne olursa olsun beraber yaşamak istiyoruz. Barış içinde, huzur içinde yaşamak istiyoruz. O nedenle parlamentoda destek verdik. Sonunda dediğimize geldiler, çözümün adresinin parlamento olduğunu kabul ettiler. Bunun bir an önce çözülmesi lazım. Eğer bir yerde tıkanıklık varsa, üstümüze düşen bir görev varsa biz o tıkanıklığı kaldırmaya hazırız. Önemli olan bu ülkeye huzurun, bu barışın gelmesi. Huzuru, barışı istiyoruz, beraber yaşamak istiyoruz. Dolayısıyla elimizi çabuk tutmak zorundayız.

“TÜRKİYE KENDİ SORUNLARINI ÇÖZDÜĞÜ ZAMAN BÖLGESEL GÜÇ OLABİLİR”

Yeni görüntüler ortaya çıkıyor, silahlar teslim ediliyor. Bu, sıradan bir vatandaş olarak beni memnun ediyor. Yeter ki Türkiye artık bu zincirleri koparsın. Türkiye Orta Doğu’da, Balkanlar’da, Türk Cumhuriyetlerinde ciddi bir güç olacak. Türkiye kendi sorunlarını çözdüğü zaman ancak bu gücü yakalayabilir. Ama kendi sorunlarıyla boğuşursa sadece Türkiye olarak kalırız. Biz bunu kabul etmiyoruz. Biz ekonomik, kültürel, sosyal olarak büyümek, dünyada söz sahibi olmak istiyoruz. Bizim hedefimiz bu. Biz güçlü bir devletiz, Cumhuriyet Halk Partisi güçlü bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi bölünmek istendi, Cumhuriyet Halk Partisi yetkilileri hapse atıldı, genel başkanlar hapse atıldı. Ama biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak küllerinden doğan bir partiyiz. Anka kuşu gibiyiz biz, Anka kuşu.

“SİLAHLARIN SUSMASI YETMEZ, HUKUKUN KONUŞMASI LAZIM”

Silahların susması barış için yeterli değildir, hukukun konuşmaya başlaması lazım. Vatandaşın kendisini eşit hissetmesi lazım, Meclisin sorumluluk üstlenmesi lazım. Hiç kimsenin dilinden, kimliğinden, inancından ötürü dışlanmaması lazım. Devletin güvenliği ile vatandaşın özgürlüğü birbirine düşman değildir; tam tersine, birbirinin güvencesidir. Bu süreci siyasi hesaplara kurban etmeden, muhalefeti dışlamadan, Meclisi devre dışı bırakmadan sorunun akılcı politikalarla çözülmesi lazım. Yeni acılara değil, yeni sevinçlere ihtiyacımız var. Kucaklaşmaya ihtiyacımız var.

AZERBAYCAN’A BAŞÖRTÜSÜ ÇAĞRISI: “KADINLARI BIRAKIN, ÖZGÜR BIRAKIN”

Bu arada Azerbaycanlı kardeşlerime seslenmek isterim: Siz bizim özümüzsünüz. Sizin sevinciniz bizim sevincimiz, acınız bizim acımız. Başörtüsü olayları oluyor ve izliyoruz, gazetelere yansıyor. Azerbaycanlı kardeşlerim, bu acıyı biz yaşadık. Bu acının bitmesi lazım. Kadınların başı açık, başı kapalı diye ayrılması doğru değil. İsteyen başını açar, isteyen kapatır. Türkiye çok ağır bir sınavdan geçti. Bizim de sorumluluğumuz oldu. Bu sorumluluğu üstlenen bir kişi olarak Azerbaycan’a sesleniyorum: Kadınları özgür bırakın, İstediği kıyafeti seçsin. Başörtülü bir kızın üniversiteye alınmaması ne demektir? Üniversiteye gitmeli, dünyayı görmeli, dünyayı öğrenmeli, çevreye bakmalı. Artık kadınların kılık kıyafeti üzerinden siyaset yapmayalım. Bunu, bu acıları yaşamış ve bu konuda sorumluluğu olan bir partinin genel başkanı olarak söylüyorum: Lütfen ayrışma yapmayın. Kadınların başımızın üstünde yeri vardır. Laikliğin güvencesi kadının başörtüsü değildir. Laikliğin güvencesi demokrasidir, insan haklarıdır, herkesin inancına, yaşam tarzına saygı duymaktır. Hiç kimseyi inancından ötürü yargılayamayız. Kimin inançlı olup olmadığını sadece Yüce Yaradan bilir. Hiç kimsenin birisinin inancını ölçme hakkı ve yetkisi yoktur. Peygambere verilmeyen bir yetkiyi kimse kullanmamalı.

“CUMHURİYET HALK PARTİSİ KUL HAKKINI SAVUNANLARIN PARTİSİDİR”

Cumhuriyet bilhassa ‘kimsesizlerin kimsesidir’ dedik. CHP, üretenlerin, alın teri dökenlerin, kul hakkını savunanların, siyaseti zenginleşme aracı olarak görenlerin değil, halka hizmet edenlerin partisidir. CHP her kuruşun hesabını millete veren bir partidir. CHP, Batı’ya gittiği zaman emperyal güçlere ‘Neden bizi yalnız bıraktınız?’ diyenlerin partisi değildir. CHP emperyal güçlere karşı mücadele edenlerin partisidir.”

Toplantının ardından Kılıçdaroğlu, partililer ile toplu fotoğraf çektirdi.

Yorum Yap

Benzer Haberler
TBMM AB Uyum Komisyonu…. Dışişleri Bakanı Yardımcısı Bozay: “AB’nin korumacı yaklaşımı Türkiye ile ilişkilerinde mesafeler yaratıyor”
TBMM AB Uyum Komisyonu…. Dışişleri Bakanı Yardımcısı Bozay: “AB’nin korumacı yaklaşımı Türkiye ile ilişkilerinde mesafeler yaratıyor”
Bakan Yardımcısı Kulaklıkaya, Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Dumont’u kabul etti
Bakan Yardımcısı Kulaklıkaya, Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Dumont’u kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan güven mektuplarını sunan büyükelçileri kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan güven mektuplarını sunan büyükelçileri kabul etti
Mansur Yavaş: “Bugün 100 milyon lira mazot yardımı çiftçilerimizin hesaplarına yatıyor”
Mansur Yavaş: “Bugün 100 milyon lira mazot yardımı çiftçilerimizin hesaplarına yatıyor”
İstanbul 2 No’lu Baro Başkanlığı seçimine itiraz reddedildi
İstanbul 2 No’lu Baro Başkanlığı seçimine itiraz reddedildi
Birleşik Metal-İş: “AYM, yetki tespitine itiraz davaları nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiğine hükmetti”
Birleşik Metal-İş: “AYM, yetki tespitine itiraz davaları nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiğine hükmetti”
Anadolu Yakası'nın Yükselen Gündemi
Ümraniye Gündem

Ümraniye Gündem, “Anadolu Yakası’nın Yükselen Gündemi” anlayışıyla ilçedeki hızlı gelişimi ve değişimi yakından takip eden; en güncel haberleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan güçlü bir haber platformudur.

2026 Ümraniye Gündem © Tüm hakları saklıdır. Ümraniye Gündem