Türkiye Maden İşçileri Sendikası Ege 1 No’lu Şube Başkanı Rıza Sal, Yeni Anadolu Madencilik Işıklar Maden Ocağı sahasının tasfiye edilmesi ve yeni devir sürecindeki belirsizlikler nedeniyle madenci ailelerinin mağdur edildiğini belirterek, “85 milyonun hakkı olan, yetimin hakkını barındıran bu yerli kömürümüz, milli servetimiz belli firmalara peşkeş çekildi. Bu firmalar sahanın kaymağını yedi, buradan devasa ve astronomik paralar kazanarak Soma’yı terk etti. ” dedi.
Haber: Osman BEKAR
(MANİSA) – Türkiye Maden İşçileri Sendikası Ege 1 No’lu Şube Başkanı Rıza Sal, Yeni Anadolu Madencilik Işıklar Maden Ocağı sahasının tasfiye edilmesi ve yeni devir sürecindeki belirsizlikler nedeniyle madenci ailelerinin mağdur edildiğini belirterek, “85 milyonun hakkı olan, yetimin hakkını barındıran bu yerli kömürümüz, milli servetimiz belli firmalara peşkeş çekildi. Bu firmalar sahanın kaymağını yedi, buradan devasa ve astronomik paralar kazanarak Soma’yı terk etti ” dedi.
Türkiye Maden İşçileri Sendikası Soma Şube Başkanı Rıza Sal, sendika binasında yaptığı açıklamada, Yeni Anadolu Işıklar Maden Ocağı sahasının yıllardır bilinçli olarak zarara uğratıldığını ve tasfiye sonrası devredildiği yeni ortakların yeraltı madenciliğini durdurup sahayı terk edeceğinden endişe duyduklarını belirterek, mağduriyetin önüne geçilmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a müdahale çağrısında bulundu. Sal, şunları söyledi:
“2019 yılının Ocak ayında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla, TKİ’ye bağlı Yeni Anadolu firmasından KİT bünyesindeki iştirakli bir firmaya devrolduk. Bize buraya yatırım yapacaklarını, burayı ayağa kaldıracaklarını söylediler. ‘Milli enerjidir, yerli kömürdür’ dediler. Biz de bu inançla yola çıktık. Ne yazık ki son 6-7 yıldır burası bilerek ve istenerek zarara uğratıldı; göz göre göre uçuruma sürüklendi. Açık ocak dediğimiz kısımlar belirli firmalara devredildi. 85 milyonun hakkı olan, yetimin hakkını barındıran bu yerli kömürümüz, milli servetimiz belli firmalara peşkeş çekildi. Bu firmalar sahanın kaymağını yedi, buradan devasa ve astronomik paralar kazanarak Soma’yı terk etti. Enkazı ise bizlere, Soma halkına kaldı. Bunun ceremesini halk olarak biz çektik, çekmeye de devam ediyoruz. Artık dayanacak gücümüz kalmadı, son noktaya geldik.
“BURASI SOMA’DAKİ EN GÜZEL HAVZA”
9 Temmuz’da burayı tasfiye ettiler. Biz bunu istemedik, engellemek için elimizden geleni yaptık. Bize sahanın sağlam bir firmaya devredildiğini ve yeraltı madenciliği şeklinde çalışmaya devam edeceğini söylediler. Burası Soma’daki en güzel havzadır; üzerinde 40 milyon tonun üzerinde rezerv vardır. Yüzeye yakın, yeraltı işletmeciliği açısından en kârlı ve taşımaya en uygun sahalardan biridir. Nitekim devletimiz de Soma kurulduğundan beri burada yeraltı işletmeciliği yapmaktadır. TKİ ve siyasi temsilcilerimiz de sağ olsunlar bizimle ilgilendiler, destek oldular, garantör oldular. ‘Burası yeraltı madeni olarak kalacak; bin 361 aile yine buradan ekmek yemeye devam edecek. İnsanlarımıza iş kapısı olacağız; çocuklarının geleceğini inşa edecekler, ülkeye can suyu olup enerji kaynağını besleyecekler’ dediler. Biz bunlara inandık, elbette devletimize inanmak durumundaydık.
Burası 3 ortaklı bir yapı tarafından alındı. Ana firmanın başındaki kişi; burada 2 bin kişinin çalıştırılacağını, 2 tane mekanize ayak kurulacağını, insanların ekmeğiyle oynanmayacağını ve üretimin süreceğini ifade etti. Ancak bu süreç devam ederken, son yaptığım görüşmede bu şahsın ayrıldığını ve payını diğer ortaklarına devrettiğini öğrendim; buna bizzat şahit oldum. Şimdi kalan diğer firmaların burada yeraltı madenciliği yapıp yapmayacağı konusunda ciddi endişelerimiz var. Yapmayacaklar gibi görünüyor. Demin anlattığım gibi buranın sadece yüzeysel olarak kaymağını alacaklar; 5-6 ay ya da 1-2 sene açık ocak çalıştırıp kömürü alarak burayı terk edecekler.
“DERDİMİZE KİM DERMAN OLACAK?”
Bizim asıl endişemiz ve kaygımız budur. Sayın Cumhurbaşkanımıza buradan bir kez daha haykırarak sesleniyorum: Bunlara müsaade etmeyelim. Buradaki insanların umutlarıyla, hayalleriyle oynamayalım. Çünkü biz bu insanlara umut olduk, vaatlerde bulunduk; devletimizin kurumları adına, hükümetimiz adına söz verdik. Dolayısıyla bu insanların hayallerini ve umutlarını yıkmayalım. Soma artık sahipsiz kaldı ve son noktaya geldi. Buna kim ‘dur’ diyecek? İki üç yıldır bunları söylemekten artık utanır hale geldik. Bunların önüne kim geçecek? Buradaki halkımızın sesini kim duyacak, derdimize kim derman olacak?”
Ümraniye Gündem, “Anadolu Yakası’nın Yükselen Gündemi” anlayışıyla ilçedeki hızlı gelişimi ve değişimi yakından takip eden; en güncel haberleri anlık, tarafsız ve güvenilir şekilde sunan güçlü bir haber platformudur.
Yorum Yap